Sayfalar

21 Ocak 2014 Salı

Geçen Yine Kendimi Sorguluyorum

O klasik anlardan biriydi. Ne yapacağımı bilemez halde bir şey yapmamaktan sıkılıyor ve hiç bir şey yapmak istemiyordum. Beynimin saatlerce uyuşmasına izin veriyor onu tetikleyecek herhangi bir hamleye müsaade etmiyordum.
   Ne yapıyorsun keranacı? dedim kendi kendime. Bilmem, dedi içimdeki ben. Bilmek için bir şeyler okumak lazım, dedi. Edebi edebi konuşma, diye cevap verdi diğeri, git bi çay koy!
   Arkadaşlarımın arasında sürekli, şarkıya detone giren Tuğba Ekinci gibi hissediyorum. Azmim ve isteğim takdire şayan ama backvokeller olmasa s.çtım. Yine de devam ediyorum şarkıya. Dedim ya azmim takdire şayan. Kaldı ki ben varoş mahallelerinde Megadeth, Ludovico dinleyen bir adamım. Bulunduğum konuma tersim, hayatım boyunca da böyleydi.
   Metrobüste her gün karınca sürükleri oluşturan insanlar, otobüsler maç sonu soyunma odası gibi kokar... Köle lan bu insanlar derim. Ben değilim di mi? Sonra bi bakmışım okuldan dönüyorum, onlarla aynı otobüsteyim, metrodayım. Birileri beni o saate kadar canımın istemediği bir şeyi yapmam için alıkoymuş. Ama bu alıkonulan derslerin saati günden güne değiştiği için ben buna üniversite özgürlüğü diyorum. Haftasonu da birkaç arkadaşınla takılıp içiyorsun... Ohh özgürüz.  Kendime koca bir NAHHHH, çekiyorum.
   Peki, ne yapmak istiyorsun lan, söyle. diyor içimdeki küçükten yetiştirilmiş, kendine ait olmayan düşüncelerle yüklenmiş olan ben.
   Bir şey yapmak istemiyorum, diyorum, hiçbir şey yapmayıp bu eylemsizlik halini korumak istiyorum mınakoyim! Sonra kalkıp hiç kimseyi ilgilendirmeyen, beni ilgilendiren şeyler yapmak istiyorum.
   Malsın, diyor diğeri. Haklı da, insanları bu duruma muhtaç ediyorlar. Değiştiremezsiniz, para kazanmaları gerek. Sizi de bu batağa çekiyorlar; okursanız kafesiniz daha geniş oluyor hepsi bu.
   Edebi edebi konuşma, diyor sonra diğeri, git bi çay koy!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder